22 Ocak 2011 Cumartesi

Kadına Şiddet

Bugün temizlik günüydü. İki haftada bir gelen yardımcım G.... akıllı, sempatik ve hoş sohbet bir hanım. İki senedir birlikte olmamızdan kaynaklanan samimiyetimizden dolayı, ara sıra dertleşiriz. Ama bugün yaptığımız sohbet tam bir toplumsal yaraya parmak bastı.
G.... aslen Ordu’lu bir ailenin kızı. Evlenerek İstanbul’a yerleşmiş. Eşinin alkol, parasızlık ve üstüne dayak sorunları ile mutsuz bir evlilik yaşadığını belirtti. 


Yaşadığı bu mutsuzluğa şahit olan komşusunun kocası ise hemen olaya el koyarak G....’ün peşine düşüyor. Bazen iltifatlarla, bazen kocasına maddi destekler vererek boşluğu dolduruyor. Ve G....’ü onunla birlikte olmaya zorluyor. 
Tabii bu G....’ün anlatımı. Çünkü başkasının kocasını ayartan kadın olarak bilinmek istemiyor. Benim anladığım ise kocasından ilgi görmeyen her kadının bir gün gelip direnç noktasının kırılacağı..Halk tabiri ile ‘tavuğunu serbest bırakırsan başkasının avlusuna gider’..
Ve bizim G.... de iki çocuğunu bırakarak komşusunun kocası ile kaçıyor ve Bodrum’a yerleşiyor. Daha sonra çocuklarını da yanına almış ama alkol haricinde eski ile yeni arasında fark yok. Yine çalışıyor, yine dayak yiyor. 

Dayakların ve hakaretlerin ana sebebi kıskançlık. Ve G.... çektiği tüm sıkıntıların sebebinin adamın onu çok sevmesine bağlıyor. Allahım ne zaman bu arabesk zihniyetten kurtulacağız ve ruh hastası erkeklerin çoğalmasını durduracağız?????