7 Ocak 2010 Perşembe

Merhaba

Bu gecikmiş merhaba hem kendim hem de sizin için. Uzun zamandır yazmayı planladım ama hep erteledim. Ertelememin sebeplerinden biri de deşifre olma korkumdu. Çünkü ben yazarken kendimi sizinle paylaşacağım, kendimi sizinle paylaşırken de ben beni tanıyacağım.
Siz kendinizi tanıyor musunuz? Yoksa büyütüldüğünüz, eğitildiğiniz, toplum içinde tanındığınız maskelerle mi dolaşıyorsunuz? 

Ben  yaşamımın kırkbeş yılını geride bırakırken size sorduğum sorudaki maskelerle dolaştığımı farkettim. Hep birilerini mutlu etme ve  hep takdir edilme telaşı içinde içimdeki küçük Meral’i hep gizlemişim..Onu hiç ama hiç tanımamışım.Yirmi yıldan fazla zamandır yoğun çalışan, ‘‘başarılı’’ bir yönetici iken her şeyi bir anda bırakıp, İstanbul’u terkederek 8 ay önce Bodrum’a yerleştim.Ve artık Meral’i tanımak istiyorum. Onu gizleyen tüm katmanları tek tek kaldırarak gerçek ‘‘ben’’ olmak istiyorum.
Burada kendi yaşamımdan kesitler sunmak, bazen ilgimi çeken bilgileri sizinle paylaşmak ve bazen de yemek tarifleri paylaşmak istiyorum. Çünkü ben hep yıllardır koşturmaca içinde yemek hazırladığım için şimdi yemek yapmanın ne kadar zevkli olduğunu keşfediyorum. Yavaş yavaş malzemelerle birlikte içine bir tutam da sevgi katarak hazırlıyorum yemeklerimi.
Ben aynı zamanda bir anneyim, hem de yirmiyedi yaşında kocaman bir oğlum var. Onsekiz yaşında onu kucağıma aldığımda sanırım anneliğin bile tanımını yapamazdım. Babası ile o henüz bebekken yollarımızı ayırdık ve yaşamın içinde anne oğul olarak değil iki arkadaş olarak var olmaya, kök salmaya çalıştık.
Ben de ayrılmış ailenin tek çocuğu olarak hep kendimi köksüz hissederim. Hiç bir yere ve hiç kimseye bağlı olmayan, kökü dışarıda bir ağaç gibi. Belki de bu nedenle dünyanın neresinde olursam olayım kendimi rahat hissederim..Her yer ve her şey bana tanıdık gelir. Hatta oğlum benim kendimi ‘‘world citizen" olarak tanımlamamla eğlenir... Bu arada oğlum 2 hafta önce bir süre Bodrum’da yaşamaya karar  vererek benimle yaşamaya başladı. Yazılarımda zaman zaman ondan da bahsedebilirim.
Şu anda 2010 yılının 7. günü başladı. Saat 01.00. Uzun süre bekledikten sonra neden gecenin bu saatinde yazmaya başladım. Hiçbir fikrim yok.
‘‘Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler’’....

Hiç yorum yok: