Dün yazdığım' UĞURLANMAK' yazısının üzerinden tam bir gün bile geçmemişken gerçek bir veda yaşadım.
Akşam yatarken ertesi gün için denize gitme planı yaptığım halde, sabah saatlerce evde oyalandım. Ve sonunda haber geldi. Hem komşum hem de arkadaşım Aysu'nun babası vefat etmişti. Hem de bizim sitede iki ev aşağıda.
Aysu sevdiğim, hassas bir arkadaşım. Dört ay önce annesini kaybetti. Babası Ankara'da yalnız yaşıyordu. Aysu'nun kız ve erkek kardeşi de Ankara'da yaşıyor. Hepsi hem bayram tatili hem de Aysu'nun doğum günü sebebiyle Bodrum'da buluştular. Keyifli geçen bir kaç günün ardından kardeşleri dün Ankara'ya döndü. Babası ise oğlunun evinden, Aysu'nun evine kalmaya geldi. Ve kızının evinde sadece bir gece uyudu. Aysu sabah babasının soğumuş bedeni ile karşılaşıp çığlık attığında, babası için bu yaşamı son ermişti.
Aysu bugün yasını tutarken sürekli kendini suçluyordu. Ben hiç bir zaman ölenin arkasından tüm kötü yaşananların, kırgınlıkların unutulmasını anlamam. Sanki gidene haksızlık ya da saygısızlık yapılıyor hissi doğar insanda. Ve hep iyiliklerinden bahsedilir. Oysa Aysu'nun babası da günahı ve sevabı ile bir insandı. Kalp hastası olmasına rağmen son gecesinde bile torunu ile rakı keyfini ihmal etmemişti. Geçen sene stent takılan kalbi de büyük ihtimalle hem rakı ile alınan kalp ilaçlarına hem de Bodrum sıcağına dayanamamıştı.
Bana göre babası elini salladı, herkesle vedalaştı ve bir sonraki yaşamına adım attı..Ben her zaman gidene mi yoksa kalana mı üzüleceğimi kestiremem. Giden memnun ki yerinden hiç ses yok diğer yerden. Peki ya kalan? Henüz anne acısı ile dağlanan yüreği bu ikinci büyük acıyı nasıl kaldıracak?
Ama yine büyüklerin dediği gibi zaman her şeyin ilacı..Gün gelecek Aysu yine gülecek, eğlenecek ama ara sıra kalbi sızlayacak..
Aysu'cuğum başın sağolsun.Babanın yolu ışık ışık olsun, nurlar içinde yatsın..
Akşam yatarken ertesi gün için denize gitme planı yaptığım halde, sabah saatlerce evde oyalandım. Ve sonunda haber geldi. Hem komşum hem de arkadaşım Aysu'nun babası vefat etmişti. Hem de bizim sitede iki ev aşağıda.
Aysu sevdiğim, hassas bir arkadaşım. Dört ay önce annesini kaybetti. Babası Ankara'da yalnız yaşıyordu. Aysu'nun kız ve erkek kardeşi de Ankara'da yaşıyor. Hepsi hem bayram tatili hem de Aysu'nun doğum günü sebebiyle Bodrum'da buluştular. Keyifli geçen bir kaç günün ardından kardeşleri dün Ankara'ya döndü. Babası ise oğlunun evinden, Aysu'nun evine kalmaya geldi. Ve kızının evinde sadece bir gece uyudu. Aysu sabah babasının soğumuş bedeni ile karşılaşıp çığlık attığında, babası için bu yaşamı son ermişti.
Aysu bugün yasını tutarken sürekli kendini suçluyordu. Ben hiç bir zaman ölenin arkasından tüm kötü yaşananların, kırgınlıkların unutulmasını anlamam. Sanki gidene haksızlık ya da saygısızlık yapılıyor hissi doğar insanda. Ve hep iyiliklerinden bahsedilir. Oysa Aysu'nun babası da günahı ve sevabı ile bir insandı. Kalp hastası olmasına rağmen son gecesinde bile torunu ile rakı keyfini ihmal etmemişti. Geçen sene stent takılan kalbi de büyük ihtimalle hem rakı ile alınan kalp ilaçlarına hem de Bodrum sıcağına dayanamamıştı.
Bana göre babası elini salladı, herkesle vedalaştı ve bir sonraki yaşamına adım attı..Ben her zaman gidene mi yoksa kalana mı üzüleceğimi kestiremem. Giden memnun ki yerinden hiç ses yok diğer yerden. Peki ya kalan? Henüz anne acısı ile dağlanan yüreği bu ikinci büyük acıyı nasıl kaldıracak?
Ama yine büyüklerin dediği gibi zaman her şeyin ilacı..Gün gelecek Aysu yine gülecek, eğlenecek ama ara sıra kalbi sızlayacak..
Aysu'cuğum başın sağolsun.Babanın yolu ışık ışık olsun, nurlar içinde yatsın..
1 yorum:
neden bıraktınız yazmayı...
Yorum Gönder